Burak SARICA

Cloud computing, .NET, WPF vs.. Genelde teknik konular, bazen serzenişler..

Archive for Şubat 2011

Windows Azure cephesinden son haberler ve Trinidad and Tobago

leave a comment »

Birkaç ay önce Amazon’un free tier ı duyurmasının ardından neden Microsoft da yapmıyor bunu diye serzenmiştim. O sıralarda Microsoft sektöre yön veren bazı yazılım geliştiricilere anket gönderip, buna benzer bir çalışmaya ihtiyaç olup olmadığını sorguluyordu. Sanırım kulak verdiler, aynı zaman da hak da verdiler. Amazon kadar uzun süreli olmasa da 30 Haziran 2011’e kadar aylık 750 saatlik kullanım hakkı da içeren bir program sundular.

Programın detaylarını http://www.microsoft.com/windowsazure/free-trial/default.aspx sayfasından inceleyebilirsiniz.

Bu arada Windows Azure’u hala Türkiye’deki bir adresle kayıt olup kullanamıyorsunuz. Hatta, fraud sistemleri yüksek seviyede ise, yurtdışındaki bir adresi gösterseniz bile, ödeme yapmaya gelince, kredi kartınızı kabul etmeyebilir. (amerikadaki adrestesin, Türk bankanın kredi kartıyla ödemek ne alaka diyebilir fraud sistemleri)

Windows Azure hizmetinin satışının yapılabildiği ülke listesi aşağıdaki şekilde:

Austria, Belgium, Canada, Denmark, Finland, France, Germany, Ireland, India, Italy, Japan, Netherlands, New Zealand, Norway, Portugal, Singapore, Spain, Sweden, Switzerland, UK, United States, Australia, Brazil, Chile, Colombia, Costa Rica, Cyprus, Czech Republic, Greece, Hong Kong, Hungary, Israel, Luxemburg, Malaysia, Mexico, Peru, Philippines, Poland, Puerto Rico, Romania, and Trinidad and Tobago.

Irkçılık yapmak için söylemiyorum, aşağılamak için de söylemiyorum. Ama, “Trinidad and Tobago” neresi ya? Türkiye bu listede neden yok gerçekten merak ediyorum. Cevabını bilen varsa beri gelsin.. (gelince başımız göğe ermeyecek belki ama, bu ayrı gayrı neden, merak sadece..)

Reklamlar

Written by Burak SARICA

Şubat 27, 2011 at 1:29 am

Hazin bir müşteri hizmetleri hikayesi (Mc Donalds (gibisi fazla) yok!)

with one comment

 

Müşteri hizmetleri gurusu değilim. Ama bir konudaki çarpıklıkları tespit etmek için o konuda guru olmaya gerek yok sanırım.

Hemen hikayemize geçelim önce :

Bir adam varmış. Karısıyla evde otururken karınları acıkmış. Demişler bugün dışardan söyleyelim. Canları hamburger çekmiş. Mc Donalds Libadiye şubesi evlerine çok yakınmış. Motorla 6-7 dk lık mesafede. Girmişler Yemeksepeti’ne, vermişler siparişi. Beklemişler 50 dk olmuş gelmemiş sipariş. 40. dakikada yemeksepeti’nden sipariş durumunu sorguladıklarında yolda geliyor demişler restorandan.

Neyse efendim 1 saat sonunda sipariş gelmiş. Aç çift, ödemeyi hemen yapıp, içeri geçmişler. Paketi açmışlar, bir de ne görsünler! 2 BigMac yerine 2 MacChicken menü var pakette. Telefonla durumu Mc Donalds’a bildirmişler. Mc Donalds onlara bir sonraki siparişlerini ücretsiz vermelerini sağlamış. Adamın da işine gelmiş, çünkü aşırı acıkmışlar bu 1 saat içinde. Bu yüzden Mc Chickenlar söylene söylene yenilmiş…

Aradan 3 hafta kadar geçmiş. Çiftimiz Mc Donalds’a bir şans daha vermek istemiş. Aramışlar 444 MC MC numarasını. (numaradaki havaya bak.) Durumu anlatmışlar, gönderin ücretsiz menülerimizi demişler. Müşteri hizmetlerindeki arkadaş, restorana dönüp, siparişi aldırmış. Çiftimiz de koyulmuş beklemeye.

Şu an itibariyle siparişi vereli tam olarak 1.5 saat olmuş. Mc Donalds’ı tekrar arayıp, konu hakkında bilgi isteyeli ise 30 dakika..

Ve  sipariş de 1 saat 40 dakika sonra gelmiş.. Buz gibi hem de yine. 6-7 dakika uzaklıktan getirirken soğuması için buzlukta getirmeleri lazım oysa…

Gökten 3 demir elma düşmüş, üçü de mi Mc Donalds müşteri hizmetlerine, müdürlerinin kafasına düşmüş, kafayı mı yemişler? Bu nasıl bir anlayış? Bir kişi arasın açıklama yapsın ne olur ya? Zaten son siparişimdi, ne vardı bu gerçeği değiştirmeye çalışsalar? 1 tane müşteriden birşey olmaz mı diyorlar yoksa? Eğer öyle ise zaten geçmiş olsun onlara..

 

Written by Burak SARICA

Şubat 16, 2011 at 8:35 pm

Hayat kategorisinde yayınlandı

%d blogcu bunu beğendi: